Yaşam Tarzı

Aşkı ne zaman bulacağınızı basit bir matematik işlemiyle hesaplayabilirsiniz – Diken

DR. ZEYNEP SENA AĞIMDR. VELİ VURAL USLU

Bu haftaki bilim köşemizi biraz sizin sinir stresinizi almak, biraz da size Gabriel Garcia Marquez’in ‘Kolera Günlerinde Aşk’ romanını hatırlatmak için aşka ayırıyoruz. Bazen, “Aşk iyi güzel de nereden bulacağız, ne zaman karşılaşacağız, ne yapmamız gerekiyor?” diyorsanız, bu haftaki yazımız tam size göre.

‘Neden hala bir kız arkadaşım yok?’ diye bir makale kaleme alan matematikçi Peter Backus ve Bobby Seagull konuyu matematiksel olarak ele alıp bize önerilerde bulunmuş, bulgularını paylaşmış. Çok ilginç sonuçlar içeren bu makaleyi Hanna Fry’ın yorumuna biraz da kendimizden katarak siz okuyuculara aktarmak istiyoruz. 

Aşk, çok karmaşık bir kavram. Bülent Ortaçgil ‘Bir Eylül Akşamı’ adlı şarkısında durumu şöyle formüle ediyor: “…Bostancı dolmuş kuyruğunda, sen başta ben en sonda, öylece beklemişizdir… Sabah 7:30 vapuruna, sen koşa koşa yetişirken, ben yürüdüğümden kaçırmışımdır. Aynı anda başka insanlara, ‘Seni seviyorum‘ demişizdir. Mutlak güven duygusuyla, başımızı başka omuzlara dayamışızdır, olamaz mı? Olabilir. Onca yıl sen burada, onca yıl ben burada, yollarımız hiç kesişmemiş, şu eylül akşamı dışında.

Kimin ne zaman karşımıza çıkacağını bilemiyoruz. E öyle olunca hemen birine ‘hayatımın aşkı’ deyince ‘bamm’ diye elimizde patlıyor. Üstelik harcadığımız zaman ve emek yüzünden belki hakikatten hayatımızın aşkı olacak kişiyi de kaçırıyoruz. Ya da tam tersi, hala daha iyisi olur diye hayatımıza giren o özel insanı da kaçırıp gidiyoruz. Peki bunun bir orta yolu var mı? 

Aşkı bulma konusuna kafayı takmış Peter Backus, önce karşı cinste (hayatının aşkında) aradığı özelliklerin listesini yapıyor. Britanya’da yaşadığı yere yakın, aynı yaş grubunda, üniversite mezunu, hoşuna giden fiziksel özellikleri olan, anlaşabileceği vs. insanların oranlarına bir bakıyor ki, Britanya’da Peter’in kriterlerine uygun 26 kadın var! Peter diyor ki, “Ya koca Britanya’da samanlıkta iğne aramak gibi bu. Nerdeyse imkansız.”

Reklam

Peter’in makalesini okuyan başka bir matematikçi Bobby Seagull telaşa düşüp, “O zaman benim karşılaştıklarım arasında en iyisi hangisi olabilir?” diye başlıyor hesaplamaya. Bunu da sadece aşk değil, araba park yeri bulmaktan iş bulmaya kadar pek çok yelpazede hala geçerliliğini koruyan, ilk defa A.Wald tarafından 1945’te ortaya atılan ve daha sonra Bellmann denklemleriyle ifade edilen ‘Optimal Stopping Theory’yi yani‚ aramayı bırakmak için en uygun zaman teorisini, kullanarak yapıyor.

Bobby’nin, Peter’ın bakış açısını kullanarak bu denklemi çözdüğünde bulduğu oran yüzde 37 (matematikseverler için bu oran 1/e’ye tekabül etmekte). Mesela 100 kişiyi mülakata alacaksınız, en iyi elemanı arıyorsunuz. Ama bir kişiyi bu iş için geri çevirdiğinizde tekrar ona dönme şansınız olmadığı takdirde 37’nci day muhtemelen sizin için en doğru aday. 

Sizler de hayatınızın aşkını ne zaman bulacağınızı basit bir matematik işlemiyle hesaplayabilirsiniz. Bu teoriye göre önce aramak için bir zaman dilimi belirlemeniz gerekiyor. Mesela diyelim ki hayatınızın aşkını 15 yaşında aramaya başladınız, 40 yaşında da artık bu işten vazgeçeceksiniz. Şu formülle doğru cevabı buluyorsunuz: (son yaş – ilk yaş) x 0,37 + ilk yaş = sonuç.

Yani (40-15) x 0,37 + 15=24 yaş sizin için en doğrusu. Yani Bobby diyor ki makalesinde, 15 yaşından 40 yaşına kadar hayatınızın aşkını arıyorsanız, bunu en muhtemel 24 yaşında bulursunuz. Tabii ki de bu yaştan daha önce ya da daha sonra bulma ihtimaliniz de var, ama 24 en muhtemel yaş diyor.  Başka bir deyişle 24 yaşından sonra durmazsanız, “Aaaah ah, 24’ünde karşıma çıkan insan en doğrusuydu” deme şansınız diğer yaşlara göre daha yüksek.

Tabii ki ne zaman başlayacağınız ve ne zaman aramayı bırakacağınız size kalmış. Ama ilk karşınıza çıkanın hayatınızın aşkı olmama ihtimali çok yüksek, çok beklerseniz de elinizden kaçırıyorsunuz.

Sevgili okuyucular, Peter Backus ‘Neden hala kız arkadaşım yok‘ makalesinden üç yıl sonra bir kır düğünüyle evlendi. Peter ve Bobby bu teoriyi ne kadar uyguladı bilinmez, ama siz bir deneyip görün ufak şeylerde, bakalım işinize yarayacak mı? Ama unutmayın ki, hayatınızın aşkını belirleyen çok da bilimsel olmayan başka etmenler de var. O yüzden il il, ülke ülke, düğün düğün gezin, annelerinizin bulduğu adayları ihmal etmeyin. Almanya’dan ve Amerika’dan kucak dolusu sevgiler.

Kimdir?

Dr. Zeynep Sena Ağım: Doktorasını ABD’de Purdue Üniversitesi’nde toksikoloji ve sinir bilimi üzerine tamamladı. Şu anda Massachusetts Üniversitesi’nde sinir sistemi hastalıkları üzerine postdoc olarak araştırmalarına devam ediyor. 

Dr. Veli Vural Uslu: Doktora çalışmalarını Almanya’da EMBL Heidelberg’de gelişim ve kanser moleküler genetiği üzerinde yaptı. Şimdi Almanya Neustadt’ta bitki metabolizması ve hastalıkları üzerinde proje lideri olarak çalışıyor. Aynı zamanda Heidelberg Üniversitesi’nde derslere girmektedir.

Kaynaklar: 

Backus, P: Why don’t I have a girldfriend. An Application of Drake Equation to love in the UK (2010)

Fry, H: The Mathematics of Love: Patterns, Proofs, and the Search for the Ultimate Equation. (2015) TED Books

Wald, A: Sequential Analysis  (1947) John Wiley & Sons Inc. NY

MacQueen J, Miller R: Optimal persistence policies.(1960) Operations Research.

Hill, TP: Knowing When to Stop (2009). American Scientist. 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı