Ekonomi

DEİK’ten Pekin, Seul, Roma büyükelçileri ile ‘Kovid-19 Tecrübeleri’ online semineri

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, koronavirüs salgını sonrasının bir milat olacağını belirterek, “Kovid-19 öncesi ve sonrasında, yemek yeme alışkanlıklarımızdan, tatil yapma, eğlenme, teknoloji kullanma, aile ilişkilerimizden, yatırım alışkanlıklarımıza kadar yenilik olacağı görülüyor. İş dünyamız açısından bakarsak, önce insanımızın sağlığı, onun yanında da işletmelerimizin faaliyetlerinin sürdürülmesine de gayret edeceğiz.” dedi.

DEİK ev sahipliğinde, “Kovid-19 Tecrübeleri: Pekin, Seul, Roma Büyükelçilerimizle Güncel Gelişmelerin Değerlendirilmesi” başlıklı bir online seminer düzenlendi. Seminerde, Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Emin Önen, Seul Büyükelçisi Ersin Erçin ve Roma Büyükelçisi Murat Salim Esenli bu zorlu sürecin görev yaptıkları ülkelerde ne şekilde ele alındığına dair bilgi aktarıp, firmaların sorun ve görüşlerine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Seminerde konuşan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, DEİK olarak önce fiziki olarak toplantıları askıya aldıklarını, sonra 1 nöbetçi çalışanı ofiste tutup çalışanlarını mobil hale getirip evlerinden çalışır hale getirdiklerini söyledi.

Olpak, salgın sürecinde farklı kazanımlarının olduğunu, 146 iş konseyi ile her gün onlarca video konferans yaptıklarını ifade ederek, karşılıklı değerlendirmelerden oluşan soru ve önerileri gerek büyükelçiliklere, müşavirlere gerekse bakanlıklara hızlı bir şekilde ilettikleri önemli bir veri tabanlarının olduğunu kaydetti.

Doğru çözümler izlendiğinde doğru sonuca ulaşılabildiğine işaret eden Olpak, “Salgın sonrası bir milat olacak. Kovid-19 öncesi ve sonrasında, yemek yeme alışkanlıklarımızdan, tatil yapma, eğlenme, teknoloji kullanma, aile ilişkilerimizden, yatırım alışkanlıklarımıza kadar yenilik olacağı görülüyor. İş dünyamız açısından bakarsak, önce insanımızın sağlığı, onun yanında da işletmelerimizin faaliyetlerinin sürdürülmesine gayret edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Çin’in ilk çeyrekte yaşadığını dünya ikinci çeyrekte yaşayacak”

Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Abdülkadir Emin Önen ise Çin’in bir ülke olarak değil, bir kıta olarak anlaşılması gerektiğini, Hubey eyaletinin 60 milyon nüfusa sahip olduğunu ve Wuhan şehrinin etrafıyla beraber 15 milyonun üzerinde bir şehir olduğunu anımsattı.

Önen, Hubey eyaletinin ülke olarak sayıldığında, dünyada G-20 ülkelerinden sonra, 21’inci ülke olarak geldiğini aktararak, “Arjantin’den, Belçika’dan, Güney Afrika’dan, İran’dan daha büyük bir ülkeden bahsediyoruz aslında. Çin ekonomisinin yüzde 4’ü Wuhan’da. Böyle baktığımızda, alınan karantina tedbirlerini de doğru anlarız. Hubey’i bir ülke olarak kabul edin. Ülkeyi anında kapattılar. Hiçbir şekilde giriş ve çıkışa izin verilmedi. Devletin aldığı tedbirlere bütün Çinliler riayet etti.” dedi.

Salgın sürecinde Çin’de iki defa ibrenin değiştiğine dikkati çeken Önen, şunları kaydetti:

“Birincisi, herkes dünyada Çin’e olan uçuş yasaklarını başlattı. Çin çok kaygılı olmaya, salgın bütün ülkede yayılmaya başlandı. Tedbirler alındıkça burası güvenli hale geliyor gibi gözükmeye başlandı. Bir haftadır Çin’den kaynaklanan herhangi bir vaka yok, oluşan vakalar ithal vakalar. Çin ibreyi kendi tarafına döndürmeye başladı. Kendisi artık yabancı vatandaş almamaya başladı ve kapılarını kapattı. Ocak-şubat aylarında, üretim durduğu için dünyadan aldıkları siparişleri yerine ulaştıramadılar. Bundan dolayı ülke ciddi bir dar boğaza girdi. Birçok derecelendirme kuruluşunda da takip ettiğimiz gibi, Çin’de ilk çeyreği yüzde -4 ila -10 arasında tahmin ediyorlar. Böyle olunca ciddi bir daralma var. Ama bunun yanında ibre tekrar Çin’den yana döndü. Üretimini tekrardan yüzde 90’lara çıkardı. Ama ürettiği malı alacak müşterisi kalmadı. Avrupa, Amerika bütün siparişlerini iptal etti. Orta ve bazı büyük ölçekli şirketler şimdi iflas ile karşı karşıya. Hizmet sektörü çok ciddi zarar gördü. Otomotiv sektörü yüzde 80 küçüldü.”

Önen, Çin’de Merkez Bankası aracılığıyla piyasaya likidite sağlandığını dile getirerek, “İlk önce 43 milyar dolar olarak açıklandı. Daha sonra 114 milyar dolara kadar bu rakam çıktı. Merkez Bankası politika faizlerini iki defa düşürdü. Bu da kredi faizlerinde yüzde 50 bir sübvansiyon anlamına geliyor. Enerji tüketimi çok yüksek olmayan Yap-İşlet olan işletmelere elektrik giderleri ile ilgili yüzde 5 indirim yapıldı. Hükümet ayrıca sosyal sigortalardan feragat ederek sadece şubat ayında ülke çapındaki tüm şirketlere toplan 17,7 milyar dolarlık bir sosyal güvenlik prim indirimi yani muafiyeti verildi.

İşsizler içinde yaklaşık 900 milyon dolar bir işsizlik sigortası paketi açıklandı. Ocak ve şubat ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, Çin’in ihracatı yüzde 17,2 düştü, ithalatı yüzde 4,2 düştü, toplamda ekonomik anlamda yüzde 11’lik bir küçülme oldu. Çin’in ilk çeyrekte yaşadığını dünya ikinci çeyrekte yaşayacak. Bunun yansımaları yıl sonuna kadar gidecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“Güney Kore, nüfusuna oranla dünyada en çok test yapan ülke konumunda”

Türkiye’nin Seul Büyükelçisi Ersin Erçin de SARS ve MERS salgınlarından gerekli dersleri çıkartan ve hazırlıkları yapan Kore hükümetinin, ilk çıkışından itibaren hastalığın kontrol altına alınması ve yayılmanın önüne geçilmesine yönelik kapsamlı bir stratejiyi hayata geçirdiğini aktardı.

Erçin, Güney Kore Cumhurbaşkanı Moon Jae-in’in, daha ilk günden itibaren 4 ilaç firmasına hızla test kiti üretimi talimatı verdiğini ifade ederek, “Sağlık bakanlığının onaylanmasının önündeki bütün bürokratik engelleri kaldırdı. Çok yaygın ve çok hızlı test uygulaması mücadelenin kilit unsurunu oluşturdu. Güney Kore, günde 20 bini bulan, bugün itibariyle toplamda 400 bini geçen test sayısıyla nüfusuna oranla dünyada en çok test yapan ülke konumunda. Hastalık belirtisi göstersin göstermesin isteyen herkese ücretsiz olarak test yapılmaya başlandı. 96 sağlık merkezinde bu testler dakikalar için sonuçlandırılıyor.” açıklamasında bulundu.

Kore hükümetinin, küçük ve orta ölçekli işletmelere öncelik vererek, büyük şirketleri ve holdingleri kapsayacak şekilde tedbirler aldığını vurgulayan Erçin, şöyle devam etti:

“Ekonomin canlanması da dahil hedeflerin gerçekleşmesi için 3 paket açıldı. Bu 3 paketin toplamı 100 milyar dolar tutuyor. Hükümet, kısa süreli stok satışlarına 6 aylık yasaklama dahil, finans ve forex piyasalarında kriz yönetimine odaklandı. Turizm ile alakalı ulaşım, eğlence, konaklama sektörlerine destek taahhüdünde bulundu.”

Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Murat Salim Esenli de İtalya’nın salgın sürecinin başında Kovid-19 ile mevsimsel grip arasındaki farkı tam olarak anlayamadığını belirterek, “8 Mart’ta kapsamlı bir bakanlar kurulu kararı çıkmak üzereydi. Bu karar, İtalya’da krizin başlangıç noktası olarak gösterilen Lombardiya’da katı karantina uygulamasıydı fakat bu bilgi basına sızdı. Bununla birlikte İtalya’nın güneyinde ailesi bulunan insanlar, güneye doğru göç ettiler. Bu tam yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi durumu beraberinde getirdi. Bugünkü rakamlar, maalesef ölüm sayısında 11 bine yaklaşıldığını ve vaka sayısında 100 bini aşacağını gösteriyor.” şeklinde konuştu.

Koronavirüs kaç can aldı? Hangi ülkede kaç kişi koronavirüs nedeniyle öldü?

Koronavirüs nedir? Coronavirus belirtileri nelerdir? Koronavirüs tedavisi nasıl yapılır? Koronavirüs hakkında merak edilenler ve sıkça sorulan sorular

Kaynak: AA

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı