Teknoloji

Kuzey Işıkları’nın nasıl meydana geldiğine dair araştırmalarda bir ilk

Meraklılarının adım adım izini sürdüğü, 'Kuzey Işıkları' olarak bilinen 'Aurora Borealis' adlı gökyüzü olayının kaynağına dair bilinenlerin doğruluğu, ilk kez laboratuvar deneyiyle kanıtlandı. NASA'da görevli Koehn, "Uzay ortamına ilişkin bir kuram veya modelin, laboratuvar deneyiyle doğrulanması sık rastlanan bir şey değil" dedi.

Kuzey Kutbu bölgesinde yılın belli dönemlerinde izlenebilen, en etkileyici gökyüzü olaylarından biri olarak görülen ve gezginlerin ‘görülecek yerler’ listesinin ilk sıralarında yer alan Kuzey Işıkları’nın nasıl oluştuğuna dair bilgiler tescillendi.

Iowa Üniversitesi’nden bir grup fizikçi, ‘en harika ışıkların, jeomanyetik fırtınalar esnasında oluşan güçlü elektromanyetik dalgalar sonucu ortaya çıktığını’ bilimsel olarak doğruladı. Araştırmaya göre ‘Alfven’ olarak da bilinen dalgalar, elektronları Dünya’ya doğru itiyor. Bu parçacıklar da Kuzey Işıkları denen görsel şölene yol açıyor.

Kutup Işıkları’nın kuzeyde oluşanının bilimsel adı Aurora Borealis, güneydekinin ise Aurora Australis. ‘Aurora’ aynı zamanda Roma mitolojisinde Şafak Tanrıçası’nın adı.

​Kuzey Işıkları’nın oluşumunun ilk kez laboratuvar ortamında simülasyonunu oluşturmayı başaran araştırmacılar, Dünya’nın manyetik alanının küçük bir örneğini elde edebilmek adına 20 metrelik bir oda kullandı. Özel tasarlanmış bir anten kullanılarak Alfven dalgaları oluşturuldu ve dalgaların hareket yönü gözlemlendi.

Elektronların bu dalgalar boyunca ‘sörf yaptığını’ gören araştırmacılar başka özel bir alet yardımıyla bu kez elektronların dalgalardan nasıl enerji topladığını anlamaya çalıştı. Deneyde gökyüzünde görülen ışıkların birebir aynısı ortaya çıkmamış olsa da elde edilen sonuçlar, bugüne kadarki bilgisayar simülasyonu ve matematiksel hesaplamaları doğruladı.

​Elektronların elektronik bir alanda sörf yaptığı teorisini ilk olarak 1946’da Rus fizikçi Lev Landau ortaya atmıştı. ‘Landau sönümlemesi’ olarak anılan teorinin doğruluğu bu yeni araştırmayla birlikte kanıtlanmış oldu.

NASA’da görevli bilim insanı Patrick Koehn, “Sonuçları görünce çok heyecanlandım. Uzay ortamına ilişkin bir kuram veya modelin, laboratuvar deneyiyle doğrulanması sık rastlanan bir şey değil. Uzay, laboratuvar ortamında simülasyonunu oluşturmak için fazla büyük” dedi. Koehn, Kutup Işıkları’na yol açan elektronların hızlanma mekanizmasının anlaşılmasının, gelecekte uzaydaki hava durumu tahminlerine de katkıda bulunacağını umuyor.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı